1951 Son ayında meʼzùniyeti müteâkib, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na (o târihdeki adıyla Sıhhat ve İçtimâî Muâvenet Vekâleti’ne) bir dilekçe ile, yurdumuzun herhangi bir yerinde görev istemiştim. Muş Merkez Hükûmet Tabibi olarak ta’yînim çıktı. Salı günü hareket eden vapurumuzla 29.2.1952 Cumartesi sabahı Rize’ye…
Bu içerik Premium üyelerimize özeldir.
İçeriği görmek için Premium üyelik alın veya giriş yapın.

Yazı oldukça nostaljik, eski Rize’yi hissettiriyor. Keşke o günlerin fotoğrafları da olsaydı.
Nekator dispanseri detayı Rize’nin o dönemki sağlık mücadelesini güzel özetlemiş. Tarihsel olarak çok değerli bir yazı.
Doktor beyin hasta ile yaşadığı o ikilem sahnesi çok komik. İki doktora birden gidip kıyaslama yapmak o zaman da varmış demek ki.
Askerlik süreciyle ilgili anlattığı kısımlar ilginç. 6 ay çalışıp asaletin tasdik edilmesi o dönemin bürokrasisini gösteriyor.
1950’li yılların çalışma şartları ne kadar zormuş. Maaş alamamak korkusuyla hafta sonu göreve başlamak çok etkileyici.
Hüseyin Bey’in doktora yerel kelimeleri öğretmesi harika bir uyum sağlamış. İletişim kopukluğu yaşanmaması çok iyi olmuş.
Doktor Bey’in yorgun olmasına rağmen poliklinikte karşılaştığı olaylar çok insani. O dönem hekim olmak kolay değilmiş.
O dönemdeki tıbbi terimlerin yerel dille ifade edilişi çok ilginç. Mamali kelimesini hiç duymamıştım.
Rize’nin yerel şivesine dair örneklerin devamını merak ettim. Devamı gelecek mi?
O günkü imkanlarla mikroskop başında kancalı kurt aramaları büyük fedakarlık. Gerçekten zor şartlarda hekimlik yapılmış.