Haberin İçindekiler
- 46 Yaşında Üniversiteye Başladı
- 46 Yaşında Üniversite Hayalini Gerçekleştirdi
- Deri İşlemeciliğinde Kendi Tasarımlarını Ortaya Çıkardı
- Kültürel Miras Taşıyıcısı Unvanıyla Geleneği Geleceğe Taşıyor
- “Ben yaptıysam onlar da yapabilirler”
- Evini Atölyeye Dönüştürdü, Kadınlara İlham Oldu
- Rize’nin Kültürel Değerlerini Deri Ürünlerine İşliyor
46 Yaşında Üniversiteye Başladı
Rize’de iki çocuk annesi Sibel Kürkçü, 46 yaşında başladığı üniversite eğitimini birincilikle tamamlayarak örnek bir başarı hikâyesine imza attı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2023 yılında “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanına layık görülen Kürkçü, bugün deri işlemeciliği alanında ürettiği eserler ve yetiştirdiği kursiyerlerle geleneksel el sanatlarını gelecek kuşaklara aktarıyor.
46 Yaşında Üniversite Hayalini Gerçekleştirdi
Rize’de yaşayan iki çocuk annesi Sibel Kürkçü, çocuklarını büyüttükten sonra kendi hayallerine yönelerek eğitim hayatında yeni bir sayfa açtı. Ablası Ayfer Demir’in geleneksel el sanatlarına yönelik çalışmalarından etkilenen Kürkçü, önce tezhip sanatını öğrenmek amacıyla halk eğitimi kurslarına katıldı.
Dört yıllık eğitimin ardından kendisini daha da geliştirmek isteyen Kürkçü, 46 yaşında üniversite sınavına girdi. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Geleneksel El Sanatları Bölümünü kazanan Kürkçü, 2018 yılında bölümünü birincilikle tamamladı.

Deri İşlemeciliğinde Kendi Tasarımlarını Ortaya Çıkardı
Üniversite eğitimi sırasında deri işlemeciliğiyle tanışan Kürkçü, derinin farklı tekniklerle işlenebilmesinden ve kendi tasarımlarını oluşturma imkânından etkilenerek bu alana yöneldi.
KOSGEB’in kadın girişimcilere yönelik desteğinden yararlanarak iş hayatına adım atan Kürkçü, pandemi döneminde faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldı. Ancak üretimden vazgeçmeyerek evini atölyeye dönüştürdü ve çalışmalarını burada sürdürdü.
Bir süre sonra halk eğitimi merkezinde usta öğretici olarak görev almaya başlayan Kürkçü, bilgi ve deneyimini kursiyerleriyle paylaşarak geleneksel deri işlemeciliğinin yaşatılmasına katkı sunmaya başladı.
Kültürel Miras Taşıyıcısı Unvanıyla Geleneği Geleceğe Taşıyor
Çalışmalarını Rize Kültür Sanat Merkezi Deri Atölyesi’nde sürdüren Sibel Kürkçü, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2023 yılında “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanına layık görüldü.
Halk eğitimi merkezinde altı yıldır deri tasarımı üzerine usta öğreticilik yapan Kürkçü, kursiyerleriyle birlikte çanta, ayakkabı, sandalet, takı ve çeşitli aksesuarlar hazırlıyor. Geleneksel el sanatlarının tekniklerini yeni nesillere aktarırken öğrencilerinin de kendilerini geliştirmelerine ve eğitim hayatlarını sürdürmelerine destek oluyor.
“Ben yaptıysam onlar da yapabilirler”
Üniversiteye başlama kararının kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Kürkçü, eğitim sürecinde yaşadığı heyecanı ve çalışma disiplinini şu sözlerle anlattı:
“Gençlerin üniversite hayatının heyecanını, 46 yaşında öğrenci olmanın heyecanını yaşadım. Başarabilmenin heyecanını yaşadım. Başarabilmek için sabah 5’lerde kalkıp, ‘yeter ki ben bunun devamını getireyim’ diye çalışma düzeni, programı yaptım kendime. Karşılığını da aldım çok şükür. Çok güzel yerlere de geldik elhamdülillah.”
Deri işlemeciliğine üniversite yıllarında ilgi duymaya başladığını ifade eden Kürkçü, bu sanatın kendisine özgün tasarımlar üretme fırsatı sunduğunu dile getirdi.
“Üniversiteyi okurken deri ile tanıştım. Derinin serüveni benim çok ilgimi çekti. Deriye kendi yorumumu katabileceğimi fark ettim. Kendi fikirlerimle, kendi tasarımlarımla ilerleyebileceğimi düşündüm, keza öyle oldu.”
Evini Atölyeye Dönüştürdü, Kadınlara İlham Oldu
Kendi atölyesini kurarak üretimini sürdüren Kürkçü, halk eğitimi merkezinde üstlendiği görevin kendisi için yeni bir başlangıç olduğunu vurguladı. Kursiyerleriyle birlikte sergilere ve çeşitli programlara katıldığını belirten Kürkçü, onların eğitimlerine devam etmelerini de teşvik ettiğini söyledi.
Kürkçü, bu süreçte yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Kendi boş evimi atölyeye çevirdim. Arkadaşlarımla beraber bireysel çalışmaya başladım. Sonra halk eğitim serüveni başladı. 6 yıldır da halk eğitimde deri tasarımı üzerine usta öğreticilik yapıyorum. 2023 yılında ise Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ünvanını aldım. Kursiyerlerimi eğitimlerine devam etmeleri konusunda teşvik ediyorum. Biz hep bütün sergilerde, programlarda beraberiz. Kursiyerim olup da şu anda okuyanlar da var. Çok gurur verici bir şey. Ben yaptıysam onlar da yapabilirler. Ne olursa olsunlar, hayallerinin peşinden gitsinler. Çünkü ben hayallerimin peşinden gittim. Korkmasınlar, cesaretlensinler. Sonuca ulaşınca o duygu çok güzel, başarabilmek çok güzel. Ben herkesin de bunu başarabileceğine inanıyorum.”

Rize’nin Kültürel Değerlerini Deri Ürünlerine İşliyor
Deri işlemeciliğinde farklı tekniklerden yararlanan Kürkçü ve kursiyerleri, geleneksel motifleri modern tasarımlarla bir araya getiriyor. Dövme, yakma ve kanaviçe gibi teknikleri farklı ürünlerde kullanan ekip, derinin çantadan takıya, kıyafetten çeşitli aksesuarlara kadar geniş bir alanda değerlendirilmesini sağlıyor.
Rize’nin kültürel kimliğini tasarımlarına yansıtmaya özel önem veren Kürkçü, kentin çay kültürünü ve doğal zenginliklerini de eserlerinde yaşatıyor.
Bu çalışmalarla hem geleneksel el sanatlarının korunmasını hem de Rize’nin kültürel değerlerinin farklı şehirlerde düzenlenen sergiler aracılığıyla daha geniş kitlelere tanıtılmasını amaçlayan Kürkçü, kendi başarı hikâyesini yeni hayaller kuran kadınlara ve gençlere ilham veren bir yolculuğa dönüştürüyor.
Sibel Hanım’ın 46 yaşında üniversiteye başlayıp birincilikle bitirmesi gerçekten çok ilham verici. Azmine hayran kaldım.
Kültür ve Turizm Bakanlığından aldığı somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı unvanı bu işi ne kadar ciddiyetle yaptığının kanıtı. Geleneksel sanatlarımızın bu şekilde yaşatılması çok değerli.
Pandemi döneminde iş yerini kapatmak zorunda kalıp evini atölyeye çevirmesi büyük bir fedakarlık olmuş. Merak ediyorum, şu anki kurslara katılım için yaş sınırı var mı?