Rize’de ‘Kombala’ Geleneği Mısır Tarlalarında Yaşatılıyor

Rize’de geçmişten günümüze ulaşan tarım geleneklerinden biri olan mısır üretimi, azalan ekim alanlarına rağmen bazı üreticilerin çabasıyla yaşatılmaya devam ediyor.

Rize’de ‘Kombala’ Geleneği Mısır Tarlalarında Yaşatılıyor
Rize’de ‘Kombala’ Geleneği Mısır Tarlalarında Yaşatılıyor
Google'da Abone Ol
3
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Premium üyelikle haberi sesli dinleyebilirsiniz Seslendirmeyi dinlemek için Premium üye olun
Premium üye ol
AI Özeti okumak için Premium üye olun
Premium üye ol

Süt mısırın geleneksel yolculuğu sürüyor

Bölgede Lazca “kombala” olarak anılan süt mısır, yaz aylarında tarlalardan toplanarak sofralara ulaştırılıyor.

Mayıs ayında bahçelerin hazırlanmasıyla başlayan üretim süreci, yaz boyunca yoğun emek gerektiriyor. Doğal gübreleme yöntemlerinin tercih edildiği bahçelerde mısırın yanı sıra fasulye ve kabak gibi yöresel ürünler de yetiştiriliyor.

Mayıs ayında başlayan emek, ağustosta hasada dönüşüyor

Üreticilerin bahçe hazırlıkları ve kazma çalışmalarıyla başladığı sezonun en hareketli dönemi ağustos ayına denk geliyor. Süt mısırların olgunlaşmasıyla birlikte tarlalarda hasat başlıyor.

Yaklaşık bir buçuk ay süren hasat döneminde üreticiler bir yandan mısırları toplarken diğer yandan bahçelerde yetişen fasulye ve kabakları da hasat ediyor.

Bu üretim biçimi, Rize’nin geleneksel tarım kültürünün önemli parçalarından biri olarak varlığını sürdürüyor.

Mısırın bir bölümü sofraya, bir bölümü kışa ayrılıyor

Tarladan toplanan mısırlar kullanım amacına göre ayrılıyor. Süt mısırlar taze olarak pişirilip tüketilirken, bir bölümü de kış aylarında kullanılmak üzere saklanıyor.

Tamamen olgunlaşan mısırlar ise farklı bir sürecin içerisine giriyor. Kurutulan mısırlar, geleneksel su değirmenlerinde öğütülerek mısır ununa dönüştürülüyor.

Rize’nin mutfak kültüründe mısır ununun özel bir yeri bulunuyor. Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de mısırın yörede öğütülerek un haline getirildiğini ve mısır ekmeğinin bölgenin geleneksel lezzetlerinden biri olduğunu belirtiyor.

17894517491225804232

“Eskiden çok daha fazla mısır vardı”

Geleneksel üretimi sürdüren Emine Yılmaz, geçmişte mısır ekiminin çok daha yaygın olduğunu belirterek üretimin günümüzde azaldığını ifade ediyor.

Yılmaz, bahçe çalışmalarının mayıs ayında başladığını ve doğal yöntemlerle üretim yaptıklarını belirterek, ağustos ayıyla birlikte süt mısır hasadının başladığını anlatıyor.

Üretimin yaklaşık bir buçuk ay daha devam ettiğini söyleyen Yılmaz, bu süreçte mısırın yanı sıra fasulye ve kabak da topladıklarını aktarıyor.

Gençlerin ilgisinin azalması üretimi etkiliyor

Mısır üretiminin geçmişe kıyasla azalmasında gençlerin tarımsal üretime olan ilgisinin düşmesinin de etkili olduğunu belirten Yılmaz, günümüzde çoğunlukla ailelerin kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretim yaptığını ifade ediyor.

Yılmaz, geçmiş yıllarda çok daha geniş alanlarda mısır yetiştirildiğini ancak bugün üretimin daha sınırlı kaldığını dile getiriyor.

Bu durum, yalnızca bir tarımsal ürünün azalması değil, aynı zamanda mısır etrafında şekillenen geleneksel üretim kültürünün de giderek daralması anlamına geliyor.

“Kombala” festivallerle yeniden hatırlanıyor

Bölgede “kombala” adıyla bilinen süt mısır, son yıllarda düzenlenen etkinliklerle daha geniş kesimler tarafından tanınmaya başladı.

Ardeşen’in Deremezra köyünde düzenlenen Kombala Festivali, mısır kültürünün yaşatıldığı önemli organizasyonlardan biri haline geldi. Festivalde mısır soyma ve çeşitli geleneksel yarışmaların yanı sıra yöresel ürünler tanıtılıyor.

Festivalin 2026 yılında beşincisi düzenlenirken, etkinlik programında mısır soyma, kütük kesme ve karakovan balı çekme gibi geleneksel yarışmalara da yer verildi.

Tarladan değirmene uzanan kültür

Rize’de mısır, yalnızca bir tarım ürünü olarak değil, geleneksel mutfağın temel unsurlarından biri olarak da öne çıkıyor. Geçmişte köy yaşamının önemli bir parçası olan su değirmenleri de mısırın una dönüştürülmesinde kullanılıyor.

Rize Belediyesi, bölgenin kültürel unsurlarını tanıtırken taş değirmenlerin özellikle mısır öğütmek amacıyla kullanıldığını ve genellikle su kaynaklarının kenarlarına kurulduğunu belirtiyor.

Bugün bazı üreticiler tarafından sürdürülen bu gelenek, tarlada başlayan ve sofrada son bulan uzun bir kültürel mirası temsil ediyor.

“Ya taze tüketiyoruz ya da mısır ununa dönüştürüyoruz”

Üretici Emine Yılmaz, hasat edilen mısırların iki farklı şekilde değerlendirildiğini belirterek, taze tüketimin yanı sıra kurutulan mısırların un haline getirildiğini ifade ediyor.

Rize’nin köylerinde sürdürülen bu üretim biçimi, modern tarım yöntemlerinin yanında geleneksel yöntemlerin de varlığını koruduğunu gösteriyor.

Her yıl yeniden ekilen mısır tarlaları, yalnızca ürün vermekle kalmıyor; bölgenin geçmişten bugüne taşıdığı tarım bilgisini, mutfak kültürünü ve imece ruhunu da geleceğe aktarıyor.

Rize’de ‘Kombala’ Geleneği Mısır Tarlalarında Yaşatılıyor
3

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

3 Yorum

  1. 27 Ağustos 2026, 05:57

    Emine Hanım’ın da belirttiği gibi gençlerin ilgisinin azalması üretimi olumsuz etkiliyor. Yazıda anlatılan fasulye ve kabak üretiminin mısırla birlikte yapılması ise çok mantıklı.

  2. Mayıs ayında başlayıp ağustosta hasat edilen bu doğal süreç gerçekten büyük bir emek gerektiriyor. Kombala geleneğinin yaşatılmasına sevindim.

  3. 9 Eylül 2026, 05:57

    Haberde bahsedilen kurutulup değirmende öğütülen mısırların un haline gelmesi ve mısır ekmeği yapılması harika bir kültür. Acaba bu gelenek genç nesillere nasıl aktarılabilir?

Sabah Bülteni 15 Eylül 2026 sabah Haber Bülteni
Giriş Yap

Rize Haber - 53R ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

53RAI ile Sohbet Et

53RAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir