İçindekiler
- Altı Yıllık Bekleyiş İkiz Bebeklerle Son Buldu
- Her İki Rahme Birer Embriyo Transfer Edildi
- “Dikaviter İkiz Gebelik” Olarak Adlandırılıyor
- Gebelik Yakından Takip Edildi
- Doktoru İçin de Bir İlk Oldu
- “İki Gebeliğin de Tutunması Beni Çok Mutlu Etti”
- “33. Haftada Doğdukları İçin Çok Korktum”
- Tıp Literatüründe Son Derece Nadir Bir Tablo
Altı Yıllık Bekleyiş İkiz Bebeklerle Son Buldu
Rize’de yaşayan 28 yaşındaki Serenay Atagün ile 32 yaşındaki eşi Selçuk Atagün’ün yaklaşık altı yıl süren çocuk sahibi olma mücadelesi, tıp dünyasının dikkatini çeken son derece nadir bir doğumla sonuçlandı. Doğuştan iki ayrı rahmi bulunan Serenay Atagün, tüp bebek tedavisiyle her iki rahminde aynı anda gebelik oluşmasının ardından Nil ve Ada adlı ikizlerini kucağına aldı.
Trabzon’da gerçekleştirilen takip ve doğum sürecinin ardından 33. haftada sezaryenle dünyaya gelen bebekler, prematüre olmaları nedeniyle bir süre yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü. İki kardeş, sağlık durumlarının iyiye gitmesinin ardından anneleriyle buluşarak hastaneden taburcu edildi.
Her İki Rahme Birer Embriyo Transfer Edildi
Serenay Atagün’ün daha önce üç kez tüp bebek tedavisi gördüğü ve bu gebeliklerin düşükle sonuçlandığı belirtildi. Bunun üzerine Trabzon’daki Medical Park Karadeniz Hastanesi’nde farklı bir tedavi yaklaşımı uygulandı.
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz tarafından gerçekleştirilen uygulamada, iki ayrı rahim boşluğuna birer embriyo transfer edildi. Her iki embriyonun da tutunmasıyla gebelik aynı anda iki ayrı rahimde gelişmeye başladı.
Tıp literatüründe uterus didelfis olarak adlandırılan çift rahim anomalisi, embriyonik gelişim sırasında Müller kanallarının tam olarak birleşmemesi sonucunda iki ayrı rahim boşluğunun oluşmasıyla ortaya çıkıyor. Literatürde bu anomalinin oldukça nadir olduğu ve infertilite değerlendirmeleri sırasında fark edilebildiği bildiriliyor.
“Dikaviter İkiz Gebelik” Olarak Adlandırılıyor
Her iki rahimde aynı anda birer fetüsün gelişmesi ise dikaviter ikiz gebelik olarak tanımlanıyor. Bilimsel yayınlarda bu durumun son derece nadir olduğu ve yaklaşık milyonda bir oranında görülebildiği belirtiliyor.
Ancak “dünyada üçüncü tüp bebek vakası” ifadesi, bu aileyi takip eden doktorun açıklamasına dayanıyor. Bilimsel literatürde ise çift rahim anomalisi bulunan kadınlarda her iki rahimde gebelik gelişmesine ilişkin daha eski vaka raporları da bulunuyor. Örneğin 1991 yılında yayımlanan bir çalışmada, uterus didelfis bulunan bir kadının iki ayrı rahminde gelişen ikiz gebelik ve 38. haftada gerçekleştirilen sezaryen doğum rapor edilmişti.
Türkiye’de de 2019 yılında yayımlanan bir bilimsel olgu sunumunda, uterus didelfis bulunan bir hastada tüp bebek yöntemiyle her iki rahme birer embriyo transfer edilmesi sonucunda dikaviter ikiz gebelik elde edildiği bildirilmişti. Söz konusu gebelik 36. haftada sezaryenle sonlandırılmıştı.

Gebelik Yakından Takip Edildi
İki ayrı rahimde aynı anda gebelik gelişmesi, gebeliğin yüksek riskli kabul edilmesini gerektirdi. Çift rahim anomalisi bulunan gebelerde düşük ve erken doğum riskinin artabildiği, bu nedenle gebelik sürecinin yakın takip gerektirdiği bilimsel yayınlarda da vurgulanıyor.
Atagün’ün gebeliği de bu nedenle başından itibaren yakından izlendi. Erken doğum ihtimaline karşı bebeklerin akciğer gelişimini desteklemek amacıyla gerekli ilaç tedavileri uygulandı.
Beklenen erken doğum eylemi 33. haftada başlayınca anne sezaryene alındı. Operasyonda iki ayrı rahim boşluğundan birer bebek dünyaya getirildi. Prematüre doğan Nil ve Ada, doğumun ardından yenidoğan yoğun bakım ünitesine sevk edildi.
Doktoru İçin de Bir İlk Oldu
Operasyonu gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz, iki ayrı rahimden aynı doğum sırasında birer bebek çıkarmanın kendisi açısından da ilk olduğunu belirterek, sürecin multidisipliner bir yaklaşımla yürütüldüğünü ifade etti.
Yılmaz’a göre çift rahimli hastalarda rahim boşluklarının normal rahme kıyasla daha küçük olması, gebeliğin sürdürülmesi açısından çeşitli riskleri beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle gebeliğin erken doğum, düşük ve diğer olası komplikasyonlar açısından dikkatle izlenmesi gerekiyor.
Bilimsel literatür de uterus didelfisli gebeliklerin yüksek riskli gebelikler arasında değerlendirilmesi ve doğum öncesi bakımın titizlikle yürütülmesi gerektiğine işaret ediyor.
“İki Gebeliğin de Tutunması Beni Çok Mutlu Etti”
Altı yılın ardından iki bebeğine birden kavuşan Serenay Atagün ise tedavi sürecinde doktoruna duyduğu güvenin kendisi için önemli olduğunu söyledi.
Daha önce üç başarısız tüp bebek denemesi nedeniyle yeni tedavi sürecine temkinli başladığını anlatan Atagün, iki embriyonun da tutunmasının kendisini hem mutlu ettiğini hem de şaşırttığını belirtti.
Atagün, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen ancak tedavi sürecinde umutsuzluğa kapılan kadınlara umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu.
“33. Haftada Doğdukları İçin Çok Korktum”
İkizlerinin 33. haftada dünyaya gelmesi nedeniyle doğum öncesinde yoğun bakım sürecinden endişe ettiğini anlatan Atagün, bebeklerinin seslerini ilk duyduğu anda büyük bir rahatlama yaşadığını ifade etti.
İkizlerin yoğun bakım sürecinin tamamlanmasının ardından iki bebeğine birden kavuşan anne, doğum sonrasında yaşadığı mutluluğun altı yıllık bekleyişin bütün yorgunluğunu geride bıraktığını dile getirdi.
Tıp Literatüründe Son Derece Nadir Bir Tablo
Uterus didelfis, iki ayrı rahim boşluğunun oluştuğu doğuştan bir üreme sistemi anomalisi. Her iki boşlukta aynı anda gebelik oluşması ise normal bir çoğul gebelikten farklı olarak her fetüsün ayrı bir rahim içerisinde gelişmesi anlamına geliyor.
Bilimsel kayıtlarda farklı dönemlerde bu tür gebeliklerin başarılı doğumlarla sonuçlandığı bildirildi. 1989 tarihli bir vaka raporunda uterus didelfisin bir bölümünde ikiz gebelik ve 34. haftada sezaryenle iki erkek bebeğin doğumu kaydedilmişti.
Daha yakın tarihli bir bilimsel çalışmada ise çift rahmin iki ayrı boşluğunda eş zamanlı ikiz gebeliğin yaklaşık milyonda bir görülen son derece nadir bir durum olduğu belirtiliyor.
Rize’den Trabzon’a uzanan bu hikâyede ise yıllarca çocuk sahibi olmayı bekleyen Atagün çifti, nadir bir tıbbi tablonun ardından Nil ve Ada’ya aynı anda kavuşmanın sevincini yaşadı.

Milyonda bir görülen bu durum gerçekten şaşırtıcı. Her iki rahimde ayrı embriyo gelişimi tıbben nasıl yönetildi acaba?
Altı yıl bekledikten sonra bu mucizeyi yaşamaları harika bir haber. Aileye bebekleriyle birlikte sağlıklı bir ömür dilerim.
Haberde dünyadaki üçüncü vaka olduğu söylenmiş ancak literatürde daha eski örnekler olduğundan bahsedilmiş. Bu bilgi biraz çelişkili geldi.