İçindekiler
İkizdere’nin eğimli arazisine sıra dışı çözüm
İkizdere’de eğimli arazi ve yol arasındaki kot farkı, ortaya alışılmışın dışında bir yapı çıkardı. Sevgi Sokak’ta bulunan üç katlı evin girişinin zemin katta değil, yol seviyesine denk gelen teras katta olması görenlerin dikkatini çekiyor.
Yolun altında kalan arsasına ev yapan Halit Ekşioğlu, arazinin doğal eğimini dezavantaj olmaktan çıkararak yapının girişini farklı bir noktadan planladı. Böylece dışarıdan bakıldığında üç katlı olan binaya, yol seviyesinden bir köprü aracılığıyla üst kattan giriş yapılabiliyor.
Yoldan 30 basamak aşağı, ardından köprü

Uzun yıllar yurt içinde ve yurt dışında müteahhitlik yapan Halit Ekşioğlu, kardeşleriyle paylaştığı ata toprağındaki arsasının yolun altında kalan bölümünü aldı.
İkizdere’nin dik ve engebeli coğrafyasında yapılaşmanın getirdiği ulaşım sorununa farklı bir çözüm geliştiren Ekşioğlu, bina yükseldikçe yol seviyesine yaklaşan kısmı giriş olarak değerlendirdi.
Yoldan yaklaşık 30 basamak inildikten sonra özel olarak yapılan köprüye ulaşılıyor. Köprüden geçilerek doğrudan evin teras katına giriş sağlanıyor.
Evin üst katı giriş, alt katları içeriden birbirine bağlı
Teras kattan binaya girenler, iç merdivenleri kullanarak ikinci ve birinci kata ulaşabiliyor. Binanın alt bölümünde bulunan bahçeye de bu bağlantılar üzerinden geçiş yapılabiliyor.
Yapının dış cephesindeki merdivenler de katlar arasında alternatif ulaşım imkânı sunuyor. Böylece arazinin eğimi, binanın kullanımını zorlaştıran bir unsur yerine yapının mimari planının önemli bir parçasına dönüşüyor.

Karadeniz mimarisinde eğimle yaşamaya alışık bir kültür
İkizdere ve çevresindeki geleneksel yapılaşmada arazinin eğimi ve zorlu iklim şartları, evlerin biçimlenmesinde önemli rol oynuyor. Bölge üzerine yapılan çalışmalarda geleneksel evlerin çoğunlukla taş ve ahşap malzemeyle, arazinin koşullarına uyum sağlayacak şekilde çok katlı olarak inşa edildiği belirtiliyor. Bazı yapılarda alt katlar hayvan barınağı veya depo olarak kullanılırken, üst katlar yaşam alanı olarak değerlendiriliyor.
Bu nedenle Ekşioğlu’nun yaptığı yapı da bölgenin eğimli topoğrafyasına karşı geliştirilen pratik çözümlerin modern bir örneği olarak öne çıkıyor.
“Çatıdan eve giriliyor” görüntüsü şaşırtıyor
Binayı ilk kez görenlerin en çok dikkatini çeken ayrıntı ise giriş kapısının konumu oluyor. Yol seviyesinden bakıldığında evin üst bölümüne ulaşılması, yapının adeta çatı katından giriliyormuş izlenimi oluşturuyor.
Aslında girişin bulunduğu bölüm, arazinin yol kotuyla aynı seviyeye gelen teras katı. Dolayısıyla yapının farklı noktalarından bakıldığında katların konumu değişiyor.
Mimarlıkta kot farklarının çözümü, arazi ile yapı arasındaki yükseklik ilişkilerinin plan, kesit ve görünüşlerde dikkate alınmasını gerektiriyor.
Eğimli arazinin dezavantajını avantaja çevirdi
Halit Ekşioğlu’nun çözümü, Karadeniz’in dik yamaçlarında yaşayan insanların doğayla kurduğu pratik ilişkiyi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Geleneksel İkizdere evlerinde de yapıların zorlu iklim ve arazi koşullarına göre şekillendiği, bölgedeki mimari karakterin topoğrafyayla doğrudan ilişkili olduğu belirtiliyor.
Sevgi Sokak’taki üç katlı ev ise bu anlayışın günümüzdeki sıra dışı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yola doğrudan bağlanan köprü, teras kattan sağlanan giriş ve arazi eğimine göre şekillenen kat düzeni, görenlere “İkizdere usulü” dedirtecek farklı bir mimari görüntü oluşturuyor.

Evin girişinin en üstten verilmesi ilginç bir fikir. Peki, taşınma veya eşya taşıma gibi durumlarda bu köprü sistemi pratik mi?
Eğimli arazileri değerlendirmek için harika bir yöntem olmuş. Halit Bey’in tecrübesi modern mimariyle çok güzel birleşmiş.
Bölgenin coğrafi yapısına uygun pratik bir çözüm. Geleneksel Karadeniz mimarisi ile modern tekniklerin sentezlenmesi oldukça başarılı görünüyor.