🏔️ 2 bin 500 metrede Yaylacılık
Çamlıhemşin’de bulunan Kaçkar Dağları’nın yüksek kesimleri, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte yeniden hareketlendi. Kış boyunca yoğun kar yağışı nedeniyle uzun süre beyaz örtü altında kalan 2 bin 500 metre ve üzerindeki yaylalarda yöre halkı, geleneksel yaylacılık kültürünü yaşatmaya devam ediyor.
🌿 Karların Ardından Yaylalarda Yeni Bir Yaşam Başladı
Aylarca kar altında kalan yüksek rakımlı yaylalara çıkan vatandaşlar, yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte hayvanlarını yemyeşil çayırlarda otlatmaya başladı. Doğanın yeniden canlandığı bölgede, asırlardır sürdürülen yaylacılık geleneği günlük hayatın merkezinde yer alıyor.
Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalar; hayvan bakımı, süt ürünleri hazırlığı ve yayla yaşamının diğer geleneksel faaliyetleriyle devam ediyor. Taş ve ahşap mimarinin hâkim olduğu yayla evleri ise bölgenin kültürel dokusunu yansıtan önemli unsurlar arasında bulunuyor.
![]()
🏡 Kaçkarlar’da Geleneksel Yayla Kültürü Yaşıyor
Çamlıhemşin sınırları içerisinde yer alan Samistal, Verçenik, Hacivanak ve Kavrun gibi yüksek rakımlı yaylalar, doğal güzelliklerinin yanı sıra geleneksel yaşam biçimleriyle de dikkat çekiyor. Özellikle Yukarı Kavrun Yaylası, Kaçkar Dağları yürüyüş rotalarının önemli başlangıç noktalarından biri olarak doğaseverlerin ilgisini çekiyor.
Yaylalardaki eski taş yapılar, ahşap evler ve doğal çevre, bölgenin geçmişten günümüze taşıdığı kültürel mirasın önemli parçaları arasında yer alıyor.
🌦️ Dört Mevsimi Bir Arada Yaşatan Manzaralar
Türkiye’nin önemli zirvelerinden biri olan 3 bin 937 metre yüksekliğindeki Kaçkar Dağı çevresinde yaz aylarında bile farklı hava olayları aynı anda yaşanabiliyor. Bir yanda güneşli hava, diğer yanda sis ve bulutların oluşturduğu görüntüler, bölgeyi ziyaret edenlere eşsiz manzaralar sunuyor.
Kar örtüsünün bazı yüksek noktalarda yaz aylarında da görülebildiği Kaçkarlar; alpin çayırları, buz gibi su kaynakları ve zengin bitki örtüsüyle doğa tutkunlarının gözde rotaları arasında bulunuyor.
![]()
📸 Doğa Tutkunlarının Yeni Gözdesi
Kaçkar Dağları’nın eteklerindeki yaylalar, yalnızca yöre halkının değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelen doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor.
Sislerin arasında kaybolan patikalar, rengârenk çiçeklerle kaplanan çayırlar ve geleneksel yayla evleri, ziyaretçilere Karadeniz’in eşsiz doğasını yakından deneyimleme fırsatı sunuyor.
![]()
🌄 Yaylacılık Geleneği Geleceğe Taşınıyor
Yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürü, Rize’nin doğal ve kültürel kimliğinin en önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor. Kaçkarlar’da yaz aylarıyla birlikte başlayan hareketlilik, hem bölge halkının yaşam biçimini koruyor hem de Rize’nin doğa turizmine önemli katkı sağlıyor.
Doğanın yeniden yeşile büründüğü bu yüksek zirvelerde, insan ile doğa arasındaki güçlü bağ her yıl olduğu gibi bu yaz da yaşamaya devam ediyor.
Fotoğraflar:Umut Karahasanoğlu/AA




2 bin 500 metrede hala hayvancılık yapılması gerçekten takdire şayan. Bu geleneksel yaşam tarzı kesinlikle desteklenmeli.
Yukarı Kavrun Yaylası gerçekten harika bir rota. Doğa tutkunları için oradaki atmosfer başka hiçbir yerde yok.
Yaylalarda süt ürünleri hazırlığı gibi faaliyetlerin hala sürmesi harika. Doğal yaşamı yerinde görmek için mutlaka gitmek lazım.
Geleneksel yaylacılık faaliyetlerinin devam etmesi bölge ekonomisi için de büyük katkı. Yöre halkının emeğine sağlık.
Taş ve ahşap mimarinin korunması çok sevindirici. Modernleşme adı altında dokunun bozulmadığını görmek isteriz.
Kaçkarlarda dört mevsimi bir arada yaşamak çok özel bir deneyim. Yazın ortasında kar görmek gerçekten büyüleyici.
Kaçkarlar’da yazın bile kar olması inanılmaz bir manzara. Bölgedeki ani hava değişimlerine karşı turistler uyarılmalı.
Taş ve ahşap mimarinin korunması bölgenin otantik havasını devam ettiriyor. Bu kültürel mirasın zarar görmemesi çok önemli.
Yaylalardaki bu yoğun insan trafiği acaba doğaya zarar veriyor mu? Geleneksel kültürün korunması kadar sürdürülebilirlik de önemli.
Yukarı Kavrun Yaylası yürüyüş rotaları için harika bir nokta. Ancak aşırı ziyaretçi akını bu doğal dokuyu bozmaz mı?